kendini tanımak sitesi
   
  I    anasayfa    I    yazılar hakkında    I    tüm yazılar    I    faydalı linkler    I    iletişim    I    duyurular    I    deneyimler    I
   
 
ÖNEMLİ  UYARI
 
    Aşağıdaki yazıyı okurken şu gerçeği sakın unutmayın:
    Hiçbir kelime, hiçbir cümle ve hiçbir söz gerçeği anlatamaz.
    Çünkü onların böyle bir yeteneği yoktur. Onlar, sâdece bahsettikleri şeyi işaret ederler.
    Kelimelerin, cümlelerin ve sözlerin işaret ettikleri şeyleri anlamak yalnızca o şeylere tam farkındalık ile tanık olmak ve yaşamakla mümkündür.
    Bu yüzden burada yazılan hiçbir şey KESİNLİKLE gerçeğin kendisi değildir ve KESİNLİKLE gerçeği anlatamaz. Onlar, gerçeği sâdece işaret eder. Bu nedenle söylenen, yazılan, çizilen hiçbir şeye ve bu yazıda yazılanlara "KESİNLİKLE" inanmayın. Çünkü "İNANÇ, ZİHNİNİZDE OLUŞAN GÖRÜNTÜLERİN GERÇEK OLDUĞU ZANNINA YOL AÇAR. BÖYLECE SİZİ KÖRLEŞTİRİR. GERÇEĞİN DEĞİL, YANLIŞIN PEŞİNDEN GİTMENİZE SEBEP OLUR."
 
 
DİNDARLIK VE ÖZGÜRLEŞME
 
    Dindar kişi, tanrı kelimesine, bir dua veya âyete kutsallık yüklüyor.
    Dindar kişi, inandığı ilâhi gücün veya tanrının her şeyin yaratıcısı ve sahibi olduğunu, hiçbir hakaretin de ona zarar vermediğini söyleyebilir. Öte yandan başka biri tanrısına hakaret edecek olursa bu bir kavga nedeni olabilir. Bu toplumlar arasında oluyorsa savaş çıkabilir.
    Dindar kişiliğin çelişkisini görüyor musunuz?
    Dindar bir insan için din ve tanrı denilen şey, çeşitli semboller ve görüntülerden oluşan ilginç ve karmaşık bir hayaldir. Yâni düşüncedir. Dindar kişi bunun farkında değil. Ve hayallerin nasıl başlangıçları varsa sonları da var. Bunlar pekâla dindar kişi tarafından değiştirilebilir ve hatta darmadağın edilebilirler. Kişi bu hayallerle psikolojik bir bağ kurmuştur. Geleceğini, umutlarını, mutluluğunu bu hayallere bağlamıştır. Bu bağlar onun için yaşamsal olmuştur. Bu bağlar, belki kişinin en önemli sığınağıdır. Başa çıkamadığı sıkıntı, korku, bunalım ve çıkmazlar yaşadığında, tatsız yaşantısına bir anlam veremediğinde bu sığınakları kullanır.
    Sığınaklar, dindar kişiliğin önemli bir parçasıdır. Onlara bir saldırı olduğunda kişi, bu saldırıyı kendine yapılmış olarak görür. Onun penceresinden bakıldığında bu algılayış doğaldır ve doğrudur. Bu yüzden saldırı yapana saldırması da başka bir doğal sonuçtur.
    Unutulmamalı: Burada dindar kişiliğin davranışını doğru göstermeye çalışmıyoruz. Onu ve kişiliğinin işleyişini anlamaya çalışıyoruz. Onu anlamak, onu onaylamak değildir. Neden hata yaptığını açıkça görmek demektir. Ancak bu şekilde problemin çözümünü görebiliriz. Din adı altında zihninde oluşan sembol ve görüntüler, özgüveni zayıf kişi için sığınak haline gelmiş. Her an yıkılmaya ve yok olmaya açık bir sığınak. Bu sığınak yıkıldığında kişi, koca bir boşlukla karşı karşıya kalır. Boşluktan kaçarsa bunalıma girebilir. Hatta delirebilir. Dindar olan ve olmayan kaç kişi boşluk denilen o dipsiz kuyu ile yüzleşebiliyor? Gâliba çok çok az insan.
    Sığınak din olabilir, bir ideoloji olabilir, para olabilir, meslek olabilir, ailesi olabilir, ülkesi olabilir ve listeyi uzatabiliriz.
    Hepsi saldırıya ve yıkılmaya açık.
    Bütün kabullendiğimiz sığınaklar kişiliğimizin birer parçası haline geliyor.
    Peki sığınaklarımızdan nasıl kurtulabiliriz?
    Tümünü reddedip ilgimizi onlardan çekerek bunu yapabiliriz. Bunu yaptığımızda gene boşlukla karşılaşmıyor muyuz?
    Öyle ki bu boşluk yüzyılların, bin yılların ürünü. Onunla yüzleşmek zorundayız.
    Boşlukla yüzleşmenin gecikmesi onun daha da büyümesine yol açar.
    Yüzleşme ne kadar gerçekleşirse özgüvenimiz de o oranda artar. Özgüvenle birlikte tümüyle farklı, sâde ve güzel yeni bir ben ortaya çıkacaktır. Bu tümüyle gerçek, kesinlikle yıkılmayan bir sığınaktır. Her an bizimle beraber. Ve bu sığınakta herkes birlikte olmanın ve bir olmanın benzersiz tadına varacak, benzersiz güzelliğini yaşayacak.
Sığınaksızlık, birliğin ta kendisidir.
                                                                                                          
         
         
kendini tanımak önceki yazı     önceki yazı       sonraki yazı     kendini tanımak sonraki yazı
  ÇİRKİNLİK,  GÜZELLİK  VE  İNSAN DÜNYAYI  DEĞİŞTİRMEK  
 
kendini tanımak çizgi
 
                       >>  Yazıyı yazdır
                       >>  Yazıların bulunduğu listeye git
                       >>  Yazara e-mail gönder.
 
kendini tanımak çizgi
 
 
anasayfa      yazılar hakkında      tüm yazılar      faydalı linkler
iletişim      duyurular      deneyimler
 
 
Site Tasarımı :  mustafa çetin
 
* * *
 
 
 
           site içi arama
SİTEDEKİ  TÜM  YAZILAR

     *   DOĞAL VE ETKİLİ  DİNLENME
     *   TAM  FARKINDALIK
     *   BEN
     *   BİRLİK  VE  TAM FARKINDALIK
     *   ACILARDAN  KURTULMANIN  MUCİZEVİ              YOLU
     *   BENZERSİZ  OLANI  İSTEMEK
     *   BİRLİK  VE  İKİLİK
     *   BİRLİKTE  BAKMAK
     *   ÇİRKİNLİK,  GÜZELLİK  VE  İNSAN
     *   DİNDARLIK  VE  ÖZGÜRLEŞME
     *   DÜNYAYI  DEĞİŞTİRMEK
     *   DÜŞÜNCENİN  HAREKETİ  VE
            YÜZLEŞME

     *   GERÇEK  DİN
     *   GERÇEK  YARDIM
     *   GÜÇLÜ  KİŞİLİK
     *   GÜZEL  YAŞAM
     *   HEP  ÇOCUK  VE  HEP  GENÇ  KALMAK
     *   HEP  GENÇ  KALMAK
     *   İLGİ   ALANLARIMIZ  VE  KENDİMİZ
     *   İNSANLARA   BAKTIĞIMIZDA  
           GÖRÜNENLER

     *   İNANÇ  VE  KİŞİLİĞİMİZE  ETKİSİ
     *   İNSANLAR   ARASINDAKİ  GÜVENSİZLİK
            VE  ÇÖZÜMÜ

     *   İSTEMEK,  HAZ,  MUTLULUK
     *   İSTEMEK  VE  BÜYÜ
     *   KİŞİ,  KARMAŞA,  SADELEŞME
     *   KUTSALLIK
     *   KÜLTÜR,  GEÇMİŞ,  GELECEK,  ŞİMDİ
     *   MEDİTASYON
     *   MUTLULUK   ARAYIŞI
     *   MUTLULUK,  UÇMAK  VE  UYUŞTURUCU
     *   ÖZGÜRLÜK  VE  TAM  ÖZGÜRLÜK
     *   TAM  FARKINDALIK  VE  FAYDALARI
     *   YAŞAM  VE  ŞİDDET
     *   YAŞAMIN  ANLAMI
     *   YÖNLENDİRİLMEK
     *   ŞİMDİDE  OLMAK  VE  ŞİMDİDE  
             YAŞAMAK

     *   GERÇEK  YOGA
     *   YALAN
     *   GERÇEĞİ GÖRMEK İÇİN NEYE
             İHTİYACIMIZ VAR