ÖNEMLİ  UYARI
      Aşağıdaki yazıyı okurken şu gerçeği sakın unutmayın:
    Hiçbir kelime, hiçbir cümle ve hiçbir söz gerçeği anlatamaz.
    Çünkü onların böyle bir yeteneği yoktur. Onlar, sâdece bahsettikleri şeyi işaret ederler.
    Kelimelerin, cümlelerin ve sözlerin işaret ettikleri şeyleri anlamak yalnızca o şeylere tam farkındalık ile tanık olmak ve yaşamakla mümkündür.
    Bu yüzden burada yazılan hiçbir şey KESİNLİKLE gerçeğin kendisi değildir ve KESİNLİKLE gerçeği anlatamaz. Onlar, gerçeği sâdece işaret eder. Bu nedenle söylenen, yazılan, çizilen hiçbir şeye ve bu yazıda yazılanlara "KESİNLİKLE" inanmayın. Çünkü "İNANÇ, ZİHNİNİZDE OLUŞAN GÖRÜNTÜLERİN GERÇEK OLDUĞU ZANNINA YOL AÇAR. BÖYLECE SİZİ KÖRLEŞTİRİR. GERÇEĞİN DEĞİL, YANLIŞIN PEŞİNDEN GİTMENİZE SEBEP OLUR."
   
  BİRLİK VE İKİLİK
      İnsanların peygamber ismini verdikleri kişiler yaşadı bu gezegende.
    Kimisi her şeyi yaratan bir tanrı olduğunu, tanrının her şeyi görüp duyduğunu, her şeyi bildiğini ve ona itaat etmemiz gerektiğini söylemiş.
    Başka bir peygamber de bir babanın var olduğunu, kendisinin de onun tarafından gönderildiğini, babanın her şeyin yaratıcısı, hâkimi, çocuklarının da koruyucusu olduğunu söylemiş.
    TANRI ve KULLARI. BABA ve ÇOCUKLARI
    Kim olursanız olun, bir şeyi insanlara anlatıyor ya da aktarıyorsanız çok dikkatli olmalısınız.
    Kullandığınız kelime ve cümlelerin nasıl bir mesaj verdiğinin farkında olmalısınız. Verdiğiniz mesajın da gerçeğin, yâni olanın ta kendisi olduğundan emin olmak zorundasınız. Çünkü aktardığınız şeyi dinleyen veya okuyan kişinin zihninde çeşitli görüntüler oluşur ve söylenenler bu görüntülerle beraber bilinç altına kaydolur. Ve bilinçaltına kaydolan her şey otomatik olarak kişiliğinizin bir parçası hâline gelir. "Tanrı ve kullar" dendiğinde insanlar, bir tarafta tanrı diğer tarafta kullar olduğunu ve tanrı ile kulların birbirinden ayrı olduklarını kabul eder. Tanrı onların zihinlerinde bir şekil hâline gelir. Bu şekil, temelde arzu ve korkuların etkileriyle oluşur. O bir hayâlden başka bir şey değildir. Ve bu hayal, herkes için farklıdır. Çünkü herkesin kişiliği farklıdır. Zihinlerdeki hayallerin ayrıntıları, kişiliklerindeki sonsuz çeşitlilik ve sayıdaki yapıların tam bir yansımasıdır. "Baba ve çocuklarından" bahsedilirken de durum aynıdır.
    Peygamberler, azizler, tarikat başları, ermişler, din âlimleri ve insanların yüce ve üstün kabul ettiği, başka isimler verdiği birçok kişi, "bizden ayrı bir tanrı"dan bahsettiler. Bir tanrı ve ona itaat etmesi gereken bizler. Bir tanrı ve ona ermeğe çalışan bizler.
    Peki gerçek nedir?
    Gerçek şudur: Evrende Tanrı ve yaratılanlar ayrı değildir. Yâni ikilik yoktur. Sâdece birlik vardır. Yaratılış vardır. Yaratan da vardır. Ve yaratan da yaratılan da birdir, ikisi de aynıdır, birbirinden ayrı değildir.
    Ve o birlik BEN'dir.
    Yâni sizsiniz.
    Ve siz bir beden değilsiniz.
    Siz hem her şeysiniz, hem de hiçliksiniz.
    Bunu fark ettiğinizde, artık itaat edilecek ve ermeye çalışılacak bir tanrı kalmaz.
    Sâdece siz varsınız.
    Siz BİRLİK'siniz.