| ÖNEMLİ UYARI | |
| Aşağıdaki yazıyı okurken şu gerçeği sakın unutmayın: Hiçbir kelime, hiçbir cümle ve hiçbir söz gerçeği anlatamaz. Çünkü onların böyle bir yeteneği yoktur. Onlar, sâdece bahsettikleri şeyi işaret ederler. Kelimelerin, cümlelerin ve sözlerin işaret ettikleri şeyleri anlamak yalnızca o şeylere tam farkındalık ile tanık olmak ve yaşamakla mümkündür. Bu yüzden burada yazılan hiçbir şey KESİNLİKLE gerçeğin kendisi değildir ve KESİNLİKLE gerçeği anlatamaz. Onlar, gerçeği sâdece işaret eder. Bu nedenle söylenen, yazılan, çizilen hiçbir şeye ve bu yazıda yazılanlara "KESİNLİKLE" inanmayın. Çünkü "İNANÇ, ZİHNİNİZDE OLUŞAN GÖRÜNTÜLERİN GERÇEK OLDUĞU ZANNINA YOL AÇAR. BÖYLECE SİZİ KÖRLEŞTİRİR. GERÇEĞİN DEĞİL, YANLIŞIN PEŞİNDEN GİTMENİZE SEBEP OLUR." |
|
| GERÇEK YOGA | |
|
Bir kişinin sağlığı bir bütündür. Bedenin her zerresi birbiriyle uyum içinde olmalı ve düzgün çalışmalı. Ruhsal dünyası da kendi içinde uyumlu ve dengeli olmalı. Bu yeterli mi? Hayır. Tam bir sağlıktan bahsediyorsak ruh ve beden kendi içlerinde oldukları gibi birbirleriyle de bir bütün içinde uyumlu ve dengeli olmak zorunda. Yoga da kişinin hem mutluluğunu hem de ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı olmasını hedefler. Araştırdığınızda birçok yoga çeşidi olduğunu görürsünüz: Kimi yogalar dua, ibadet ve inançlardan; kimileri çeşitli vücut duruşları ve nefes egzersizlerinden; kimileri de vücut duruşları, nefes egzersizleri ve meditasyondan oluşur. Hepsinde bir öğreticiye ihtiyacınız var. Öğretici bir insan ya da bir kitap olabilir. Tüm yogalarda belli kurallara uymanız ve belli günlerde ya da saatlerde uygulama yapmanız istenir. Peki kişi hasta ise veya bazı organları eksik ise ya da bedensel sakatlıkları varsa ne olacak? O zaman bu kişiler birçok yoganın gereği olan beden duruşlarını, nefes egzersizlerini, eğer bu durumlar bir engel ise meditasyonu veya ibadet ve duaları yapamayacaklar demektir. Yoga ve meditasyon öğreticilerinin bu durumlara çözüm bulmaları kendilerinin hem görevi hem de bir sorumluluğu değil mi? Yoga yapanlar, öğreticiler ve yogayı öğrenmek isteyenler kendilerine şu soruları sormalı: Yoganın içerdiği tüm o ibadet, dua, vücut duruşları, nefes egzersizleri ya da meditasyon, gerçekten hangi faydaları sağlıyor? Sağlanan faydalar içinde kalıcı olanlar var mı? Yogadaki uygulamaların hangisi ya da hangileri kişiye gerçek ve kalıcı bir fayda sağlıyor? Bir kısmı mı? Hiçbiri mi? Ya da öğretilen kimi şeyler kişiye zarar veriyor, yeni gerginlikler mi yaratıyor? En doğru, en sâde, en doğal, en kolay, en faydalı yoga hangisi? Bu soruların kesin cevapları, öğreticiler başta olmak üzere herkes için çok önemli. "Atalarımız veya geleneklerimiz bize bunu öğrettiler en doğrusu, en iyisi budur." diyebilir misiniz? Ya da "benim uyguladığım yoga en doğrusu ve en iyisidir." diyebiliyor musunuz? Bunları söylüyorsanız, söylediğinizin mutlak doğru olduğundan emin olmak zorundasınız. Çünkü eğer bir öğretici iseniz karşınızdaki kişiye eksik veya hatalı şeyler öğretiyor olabilirsiniz. Eğer böyle ise hem kendinizi hem de karşınızdaki kişiyi yanlış yönlendiriyorsunuz demektir. Ve farkında olmadan bu hatanın evrensel sorumluluğunu da yüklenmiş olursunuz. Başkasına öğretmiyor, o yogayı sâdece uygulayan biri iseniz, o zaman da "yanlışı yaşıyorsunuz ve bu yanlış yaşayışın sonuçlarından da sorumlusunuz" demektir. Yaşamımızdaki tüm çıkmazların çözümleri, tüm soruların cevapları mutlaka var. Ve biz tüm çözümlere, tüm cevaplara sâhibiz. Çünkü biz, bilincin kaynağıyız. Yâni sonsuz bilginin kaynağıyız. Biz, her şeyin kaynağıyız. Yâni biz, Tanrı'yız. Siz, her şeyin kaynağı olduğunuzu fark ettiğinizde bilinmeyen ve anlaşılmayan, çözülemeyen hiçbir şey kalmaz. Bunu sağlayan tek bir şey var. O da tam farkındalık. Tam farkındalık size şunları öğretecektir: Mutluluğumuzu, bedensel ve ruhsal sağlığımızı bozan temel tek bir sebep var. O da kendimizi yanlış tanımamız. Kendini yanlış tanıma, sürekli çelişki ve karmaşa üretir. Tüm bu çelişkiler ve karmaşa, yaşamımıza ruhsal ve bedensel bozukluk, hastalık ve sakatlıklar, sayısız kişisel ve toplumsal problemler, hem kişinin bedeni ve psikolojisinde hem de toplumda oluşan çeşitli gerginlikler ve sıkıntılar, kişinin duygusal ve bedensel zerâfeti ve esnekliğinin azalışı, doyumsuzluklar, mutsuzluklar, huzursuzluklar, kişisel ve toplumsal bunalımlar, kazalar, yangınlar, doğal âfetler olarak yansır. Tek tek ne kadar çok insan kendini çözüp tüm bunların farkına varır ise, dünya gezegeni üzerindeki problemler, gerginlikler, sıkıntılar, mutsuzluklar, doyumsuzluklar, bunalımlar, hastalıklar ve felaketler de o oranda hızla azalır. Burada kişiye asıl ihtiyaç duyduğu şey verilmelidir. Bu da sınırsız ve tam iç özgürlüğüdür. Yani tam farkındalıktır. Tam farkındalık, kişiyi şimdiye getirir ve şimdide yaşatır. Onu, zihnindeki, bedenindeki ve çevresindeki tüm olup bitenlerden hiç etkilenmeyen, tam tarafsız bir tanık yapar. Bu hâl, kişinin yapısındaki çelişki ve karmaşa dolu yapıları kendiliğinden ve hızla çözerek onu özgürleştirir. Gerçek doğasının sonsuz özgürlük, sonsuz huzur, sonsuz mutluluk, ölümsüzlük, yıkılmazlık ve aşk olduğunu görmesini, anlamasını ve yaşamasını sağlar. Ve bu da kişiyi daha doyumlu, daha mutlu, daha öz güvenli, tüm evrenle daha uyumlu, kendisi ve çevresiyle daha barışık, daha coşkulu ve daha sağlıklı yapar. Tüm bunlar herhangi bir çaba göstermeden olur. Meditasyon yapanlar, yoga yapanlar, ibadet edenler herhangi bir fayda sağlıyor, ilerleme kaydediyorlarsa bu, onların az ya da çok mutlaka "farkındalığı" yaşamalarından kaynaklanır. Her insan gerçekte her anının renkli, farklı, coşkulu ve güzel olmasını ister. Gerçekte hiç kimse aynı şeyleri bir makine gibi tekrarlamak istemez. Tekrarlamak zorunda olduğu şeyler varsa, her tekrarın bir öncekinden farklı tat ve esintiye sâhip olmasını ister. Bu istekler, bizim öz doğamızdan gelir. Tam farkındalık ile yaşadığımız sürece kuralsızlığın en doğru yaşam şekli olduğunu görürüz. Buradaki kuralsızlık, yıkıcı, bölücü, acı verici bir kuralsızlık değildir. Tam aksine yapıcı, evrensel denge ile uyumlu ve her yönden mutlak faydalı bir kuralsızlıktır. Bu kuralsızlık, sonsuz ayrıntının uyumunu ve dengesini gözeten sayısız kurallardan oluşur. Tam farkındalık ile o kuralsızlık içinde "yaşadığımız her an"da, kendimiz için en doğru beden hareketi, nefes alışverişi ve meditasyonu kendiliğinden ve otomatik olarak bilir ve uygularız. Duanın ve tapınma anlamında ibadetin yanlış olduğunu fark ederiz. Çünkü kendi öz varlığımızdan başka bir tanrı olmadığını artık biliriz. Tüm bunları görmek, anlamak ve fark etmek için bir öğreticiye de ihtiyacımız yok. Hastalık, bedensel sakatlık ve eksiklik, bu konularda artık hiç kimseye engel de değildir. Ve bütün bunlar bizi daha mutlu, daha huzurlu ve daha sağlıklı bir kişiliğe götürür. İşte gerçek yoga budur. |