| ÖNEMLİ UYARI | |
| Aşağıdaki yazıyı okurken şu gerçeği sakın unutmayın: Hiçbir kelime, hiçbir cümle ve hiçbir söz gerçeği anlatamaz. Çünkü onların böyle bir yeteneği yoktur. Onlar, sâdece bahsettikleri şeyi işaret ederler. Kelimelerin, cümlelerin ve sözlerin işaret ettikleri şeyleri anlamak yalnızca o şeylere tam farkındalık ile tanık olmak ve yaşamakla mümkündür. Bu yüzden burada yazılan hiçbir şey KESİNLİKLE gerçeğin kendisi değildir ve KESİNLİKLE gerçeği anlatamaz. Onlar, gerçeği sâdece işaret eder. Bu nedenle söylenen, yazılan, çizilen hiçbir şeye ve bu yazıda yazılanlara "KESİNLİKLE" inanmayın. Çünkü "İNANÇ, ZİHNİNİZDE OLUŞAN GÖRÜNTÜLERİN GERÇEK OLDUĞU ZANNINA YOL AÇAR. BÖYLECE SİZİ KÖRLEŞTİRİR. GERÇEĞİN DEĞİL, YANLIŞIN PEŞİNDEN GİTMENİZE SEBEP OLUR." |
|
| İSTEMEK VE BÜYÜ | |
|
Büyüye inanır mısınız? İnsanlar, çok istedikleri bir şeye sahip olmak için veya çok istedikleri bir iş olsun diye büyüye başvurur. Büyü yapmayı bilmiyorlarsa büyücülere giderler. İçinde yaşadığımız bu evrenle birlikte başka evrenler de bulunmakta. O evrenleri göremiyoruz. Çünkü boyutları ve yaşam koşulları yaşadığımız şu evrenden farklı. Tüm bu evrenlerin tek yaratıcısı var. O da sizsiniz. Ve siz, asıl olarak bir beden değilsiniz. Siz, sonsuz güçlere sahipsiniz ve yaratıcısınız. Ve bu sâdece sizin için değil herkes için böyle. Yâni birden fazla yaratıcı mı var? Hayır. Tek bir yaratıcı var. Sen, ben, o, diğerleri yok. Hepimiz öz ben olarak aynıyız. Bu anlamda sâdece bir olan vardır. Ve Tanrı odur. Ve Tanrı sizsiniz. O yüzden ona "ben" diyebilirsiniz. İnsan kendini beden sanmakta. Onun bu sanrısı, var oluşunun en önemli ve en temel yanılgısıdır. Bütün yanlışların ve problemlerin kaynağı işte bu yanılgıdır. Buna rağmen sonsuz güçlere sahipsiniz ve yaratıcısınız. Bir şeyi isterseniz, onu kendiliğinden yaratmaya başlamışsınız demektir. Yaşamınızın akışı ve tüm evrenlerin dengesi isteklerinizin olması için değişir. İstek, bir düşüncedir. Ona ilgi gösterirseniz sâhip olduğunuz sonsuz gücü de ona vermiş olursunuz. Bir hiç olan düşünce, bu şekilde ilginizden aldığı sonsuz güç ile canlanır, hayat bulur. Bütün evrenleri her şeyiyle etkiler, dengelerini değiştirir. İşte büyü, istemek demektir. Başka bir şey değildir. Bir insan eşyalara ve maddelere büyü yükleyebilir. Sizin istiyor olmanız, o büyü gücünü o eşyalara veya maddelere yükler. Ve size de o isteğinizin tüm sonuçlarının sorumluluğunu yükler. İnsanoğlu istemek konusunda çok dikkatli olmalı. Tüm isteklerinizden tamamen sorumlusunuz. İsteklerinizin yarattığı etkilerin tüm sonuçları sizi otomatik olarak bulur. Bundan kaçamazsınız. Çünkü bu evrensel adaletin ve evrensel dengenin gereğidir ve şaşmaksızın işler. Düşüncenin bir türü olan istekler, bölücü, yıkıcı ve acı vericidir. Bu hep böyledir. Bu nedenle büyü yaparak ya da başkasına yaptırarak kendinize acılar yaratmış olursunuz. Büyü ile sağladığınız ya da elde ettiğiniz her şey, size acı ile beraber geri döner. Kesinlikle mutluluk getirmez. İşte büyü yapan ya da yaptıran kişi bunu göremez. Görse, büyüye başvurmaktan vazgeçecektir. Bunu ancak kendinizi doğru tanıdığınızda anlayabilirsiniz. Kendinizi doğru tanıdığınızda evrende şaşmaz bir denge ve uyum olduğunu ve bu şaşmaz denge ve uyumun her şeyde ve her konuda tamamen iyilik , güzellik ve mutluluk için işlediğini göreceksiniz. İstemenin ve büyünün bu dengeyi ve uyumu bozduğunu fark edecek ve onları tamamen terk edeceksiniz. Gerçek büyü, isteksiz ve büyüsüz yaşamaktır. |