| ÖNEMLİ UYARI | |
| Aşağıdaki yazıyı okurken şu gerçeği sakın unutmayın: Hiçbir kelime, hiçbir cümle ve hiçbir söz gerçeği anlatamaz. Çünkü onların böyle bir yeteneği yoktur. Onlar, sâdece bahsettikleri şeyi işaret ederler. Kelimelerin, cümlelerin ve sözlerin işaret ettikleri şeyleri anlamak yalnızca o şeylere tam farkındalık ile tanık olmak ve yaşamakla mümkündür. Bu yüzden burada yazılan hiçbir şey KESİNLİKLE gerçeğin kendisi değildir ve KESİNLİKLE gerçeği anlatamaz. Onlar, gerçeği sâdece işaret eder. Bu nedenle söylenen, yazılan, çizilen hiçbir şeye ve bu yazıda yazılanlara "KESİNLİKLE" inanmayın. Çünkü "İNANÇ, ZİHNİNİZDE OLUŞAN GÖRÜNTÜLERİN GERÇEK OLDUĞU ZANNINA YOL AÇAR. BÖYLECE SİZİ KÖRLEŞTİRİR. GERÇEĞİN DEĞİL, YANLIŞIN PEŞİNDEN GİTMENİZE SEBEP OLUR." |
|
| TAM FARKINDALIK | |
|
Bir fidan toprağa dikersiniz. Serpilir. Koca bir ağaç olur. Bir bakmışsınız ağaç çiçek açmış. Çiçekler solar ve peşlerinden küçücük meyveler çıkar. Meyveler büyür ve olgunlaşır. Dikkat edin: Siz sâdece fidanı diktiniz. Ona nasıl büyüyeceğini, nasıl çiçekler açacağını, nasıl meyve vereceğini siz mi öğrettiniz? Bedeninizdeki kalbin nasıl çalışacağını, kanı nasıl pompalayıp geri toplayacağını ona siz mi öğrettiniz? Ya da başınızdaki saç tellerinin nasıl uzayacağını? Yaşamda olup biten her şey bir zekâ ve denge ürünü. Görünmez bir güç evrendeki her işi şaşmadan, mükemmel bir biçimde yerine getiriyor. Her şey kendiliğinden oluyor. Dünya gezegeni Güneş etrafında belli bir yörüngeye oturmuş. Ve sürekli o yörüngeyi tâkip ediyor. Her şey kendiliğinden oluyor. Herhangi bir yönlendirici göremeyiz. Aynı şekilde bedenimizin içinde ve dışında olup bitenler ile duygu ve düşünce dünyamızı tümüyle özgür bırakırsak, hepsi de mükemmel bir düzene girecektir. Nasıl gezegenimizi kontrol etmeye çalışmıyor isek bedenimizi, düşüncelerimizi, duygularımızı ve bizim dışımızdaki diğer her şeyi içimizde kontrol etmeyi de tamamen terk etmeliyiz. İşte bu her şeyde içteki kontrolü tamamen terk etmişlik hâli, tam farkındalık hâlidir. Bizim bedensel, düşünsel ve duygusal müdahalemiz olmadıkça o görünmez güç, her şeyi yoluna koyar, her konuda, her alanda düzeni ve dengeyi sağlar. Uyum, güzellik, mutluluk ve o doyumsuz aşk hâli, işte o zaman ortaya çıkar. Karmaşa, çelişki, mutsuzluk ve acı içindeki insanoğlunun kurtuluşu, kendini bu görünmez zekânın kollarına bırakması ile mümkün. Buna da tam farkındalık ile yaşam diyoruz. Böyle yaşayın. Böyle yaşadıkça aslında bir din dâhil hiçbir şeye ihtiyacınız olmadığını hayretler içinde göreceksiniz. |