| |
|
| |
| ÖNEMLİ UYARI |
| |
Aşağıdaki yazıyı okurken şu gerçeği sakın unutmayın:
Hiçbir kelime, hiçbir cümle ve hiçbir söz gerçeği anlatamaz.
Çünkü onların böyle bir yeteneği yoktur. Onlar, sâdece bahsettikleri şeyi işaret ederler.
Kelimelerin, cümlelerin ve sözlerin işaret ettikleri şeyleri anlamak yalnızca o şeylere tam farkındalık ile tanık olmak ve yaşamakla mümkündür.
Bu yüzden burada yazılan hiçbir şey KESİNLİKLE gerçeğin kendisi değildir ve KESİNLİKLE gerçeği anlatamaz. Onlar, gerçeği sâdece işaret eder. Bu nedenle söylenen, yazılan, çizilen hiçbir şeye ve bu yazıda yazılanlara "KESİNLİKLE" inanmayın. Çünkü "İNANÇ, ZİHNİNİZDE OLUŞAN GÖRÜNTÜLERİN GERÇEK OLDUĞU ZANNINA YOL AÇAR. BÖYLECE SİZİ KÖRLEŞTİRİR. GERÇEĞİN DEĞİL, YANLIŞIN PEŞİNDEN GİTMENİZE SEBEP OLUR." |
| |
| |
|
YÖNLENDİRİLMEK
|
| |
Yönlendiriliyoruz.
Kim olduğumuz, başka insanların yanında nasıl davranmamız gerektiği, yaşamda kime karşı ve ne gibi görevlerimizin olduğu, dinimizin ne olduğu, hangi milliyet ve ırktan olduğumuz, nasıl giyinmemiz gerektiği, hangi insan ve hayvanların düşmanlarımız olduğu, tanrının kim olduğu, şeytanın ne olduğu, neyin iyi neyin kötü olduğu, neyin günah neyin sevap olduğu...
Örnekleri çoğaltabiliriz.
Şöyle sâkin ve dikkatli bir biçimde yaşamınıza bakın: Anneniz, babanız, kardeşleriniz, akrabalarınız, arkadaşlarınız, sevgiliniz, okullarda sizi eğitenler, kitaplarını okuduğunuz yazarlar, politikacılar, bilim adamları, sizi etkileyen ideolojinin ya da dinin temsilcileri, zihninizden geçenler, arzularınız, korkularınız. Bir kısmı biz doğar doğmaz, geri kalanı da belli bir yaşa geldiğimizde veya arayışta olduğumuz zamanlarda bizi etkilemeye ve yönlendirmeye çalışır.
Yönlendirilmemiz yaşamsal bir konu. Bu konuyu tümüyle sorgulamalı, üstümüzdeki etkilerini dikkatle gözlemeliyiz.
Yönlendirilmeye açık iseniz sayısız tehlikeye, mutsuzluğa, güvensizliğe, pişmanlığa ve acıya da açıksınız demektir. Çünkü size yön vermeye , belli bir yola koymaya, şekillendirmeye çalışan her şey karmaşanın ürünüdür. Ve karmaşa, bahsettiğimiz olumsuz sonuçları sizde yaratır. İster bir insan, ister bir düşünce, ister bir arzu, isterse bir korku olsun. Hepsi de karmaşa üretir.
Karmaşa, sizde tamamen olumsuzluk üretir. Eğer bunu istemiyorsanız, hiç kimsenin ve hiçbir şeyin yönlendirmesini kabul etmemeniz gerekir. Yâni tam tarafsız kalmanız gerekir.
Bu yazıyı okurken de aynı şey geçerli. Tamamen yönsüz olmalısınız.
Yönsüz olmak, silik olmak, bir hiç olmak değildir. Tam tersine yönsüzlük sizin asıl beninizdir. Gerçekleri ve neyin iyi neyin kötü olduğunu ancak ve ancak tümüyle yönsüz olduğunuzda görebilirsiniz.
Dikkat edin. Bu yazıdaki kelimelerin büyüsüne kapılmayın. Uyanık olun. Sâdece deneyin. Böylece sonuçları bizzat yaşayın. Bizzat tanık olun.
Kendiniz dâhil hiç kimsenin, hiçbir şeyin sizi yönlendirmesini kabul etmeyin. Ayrıca onlarla savaşmayın. "Kendiniz dâhil bütün her şeyi özgür bırakmak". İşte sâdece bunu yapın.
Bu yazıyı sâdece okumakla kalırsanız bunun size bir faydası olmayacaktır. Asıl olan uygulamadır. Hemen yapın, hemen deneyin. Yönsüz ve tarafsız olmanızın yaşamınıza olan olumlu ve güzel, sonsuz etkilerini ancak böyle görebilir ve anlayabilirsiniz. |
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
 |
|
önceki yazı |
|
sonraki yazı |
|
 |
| |
YAŞAMIN ANLAM |
ŞİMDİDE OLMAK VE ŞİMDİDE YAŞAMAK |
|
| |
 |
| |
>> Yazıyı yazdır
>> Yazıların bulunduğu listeye git
>> Yazara e-mail gönder. |
| |
 |
| |
| |
| anasayfa yazılar hakkında tüm yazılar faydalı linkler |
| iletişim duyurular deneyimler |
| |
| |
| Site Tasarımı : mustafa çetin |
| |
| * * * |
| |
| |
|
|
|